HAT SANATINDA KULLANILAN MALZEMELER PDF Yazdır e-Posta

KALEM: Sıcak ülkelerin nehir ve göl kenarlarındaki sazlıklardan alınan kamış, koparıldıgı haliyle kalem olma vasfından uzaktır. Sarımsı renkte olan bu kamışlar kurumaları için sıcaklığı muhafaza eden gübre içine konulur. Burada yavaş yavaş suyunu kaybedip sertlik kazanırlar ve cinsine göre, kırmızımsı, açık kahverengi, koyu kahverengi ve siyah renk alırlar. Kalem açılıp da kullanılmaya başlandıktan sonra, kağıda temas eden ağız kısmı zamanla bozulduğu için yeniden açılması gerekir. Ancak Kur’an-ı Kerim gibi yazılması uzun kitaplarda bunun sakıncası vardır. Kalem yeniden açılırken ağzının genişliği eski ölçüsünde olmazsa büyük bir estetik kusur oluşur. Böyle uzun metinleri ince hat ile yazmak için ağzı kolay aşınmayan Cava kalemi kullanılır. Kamış kalemin ucunun açılması esnasında sol elin içine yatırılarak, orta boşluğu ve cidarı badem biçiminde görünene kadar, yukarıdan aşağıya meyilli olarak yontulur. Kalem dili denilen bu yassı kısmın iki kenarı, kalem ağzının ne kadar genişlikte olması isteniyorsa ona göre yontulur. Kalemin ağız kısmının birkaç santimetre çatlatılarak iki yakaya ayrılmasına kalem şakkı denir. Arada oluşan ve bir hazne vazifesi gören bu çatlağa mürekkep dolar ve yazarken devamlı bir şekilde aşağıya akar. Hat sanatında kullanılan kalemler kullanıldığı yere göre kamış kalem, kargı kalem, tahta kalem ve demir kalem adını alırlar.

 

KAĞIT: Eskiden üretilen kağıtlar pürtüklü, kalemin rahat hareketine müsait olmadığı ve mürekkebi yaydığı için terbiye edilmeleri gerekiyordu. Genellikle beyaz renkte olan bu ham kağıtlar gözü yorduğundan önce arzu edilen renge boyanır sonra aherlenir (cilalanır) daha sonra da pürüzlerin giderilmesi için mührelenir. Kağıtların boyanmasında bitkilerden faydalanılır. Bitkiler su ile kaynatıldıktan sonra bir tekne içine boşaltılır. Kağıtlar bu tekne içindeki suya batırılarak suyu emmesi sağlanır. Böylece kağıt istenilen rengi alır. Kağıt,  boyama işleminden geçirildikten sonra sıra aherleme işlemine tabi tutulur. Aherleme işleminden sonra kağıtlar düzgün, içe hafif kavisli ve eksiz tahta üzerine konulur. Kağıt mührelenme işleminden sonra parlar ve ütülenmişçesine düzelir. Mührelenen kağıtlar üst üste konulur ve ağırlık yardımıyla baskıya alınır. Baskıda bir yıl dinlendirildikten sonra kalemin rahatça hareket edeceği bir hal alır.

 

MÜREKKEP: Yazı genellikle, is, zamk, su ve daha başka katkı maddelerinin katılmasıyla hazırlanan siyah mürekkeple yazılır. İs mürekkebinde kullanılan is, yakılınca is veren bezir yağı, balmumu, neft yağı, gaz yağı gibi maddelerden elde edilir. İs mürekkebinde kullanılan ve is mürekkebini kağıt üzerinde sağlamlaştıran arap zamkıdır. İs mürekkebi zamanla hiçbir şekilde solmadığı için batı usulü mürekkeplere karşı üstünlüğü vardı. Fakat bugünkü kalem sisteminde is mürekkebi kullanışlı değildir.İs mürekkebi aharli kağıda yazıldığı zaman yüzeyde kalır, silinip kazılmaya hatta yalanmaya elverişlidir. Okumuş yazmış kimseler hakkında kullanılan “fazla mürekkep yalamış” sözü de buradan gelmektedir. Hat sanatında siyah mürekkebin yanı sıra çeşitli amaçlarla sarı (zırnık), kırmızı (lal), beyaz (üstübeç) ve altın (zer) renkte mürekkepler de kullanılmıştır.

 

HOKKA: ‘Küçük kutu’ manasına gelen Arapça bir kelimedir. Yazı yazmak için kamış kalem ve is mürekkebinin kullanıldığı devirlerde kültür hayatımızın en mühim unsurlarından biriydi. Bu kutular içerisine is mürekkebi konulur ve yazı yazarken kalem bu mürekkep içine daldırılarak mürekkep alması sağlanır. Hokka içinde ‘lika’ denilen ham ipek bulunur. Ham ipek hokka içindeki mürekkebi emer. Kalemi bu ham ipeğe dokundurmak suretiyle kalemin yazmaya yetecek kadar mürekkebi alması sağlanılır.

 

 

KALEMTIRAŞ: Kalem açmak için kullanılan kalemtıraş, tig denilen kesici kısım, kıymetli malzemeden yapılmış sap ve bu ikisini birbirine bağlayan parazvanadan meydana gelir. Boyu 10-20 cm arasındadır. Kalemtıraş kalem açmanın yanı sıra kağıt kesmede ve yanlış yazılan yerleri kazımakta da kullanılır.

 

MAKTA: Makta 2-3 cm eni, 10-20 cm boyu olan, 2-3 mm kalınlığında kemik veya fildişi bir plakadır. Bağa ve sedeften yapılanları da vardır. Kalemin şakk ve katt edilmesi makta üzerinde olur. Makta üzerine yapılan yiv, kalemin şakk ve katt edilmesini kolaylaştırır. Mevlevi dervişler; çakı, mil ve kıl testere yardımıyla makta imalini ince bir sanat haline getirmişler ve eserlerini nakış, çiçek, yazı ve Mevlevi Sikkesiyle süslemişlerdir.

 

YAZI ALTLIĞI: Eski hattatlar yazılarını sedir veya mindere oturduktan sonra sağ dizlerini dikerek yazarlardı. Bakış açısının muhafaza edilmesi ve kağıdın dizde düzgün durabilmesi için kaba kağıtların üst üste tutturulmasıyla hazırlanan altlığa verilen addır.

 

KALEMDAN: İçerisinde kalemlerin muhafaza edildiği, silindir yahut sandık şeklinde olan sade veya süslü kutulara denir. Bunlardan silindir şeklinde olanına kubur da denir.

 

RİH (RİK) VE RİHDAN: Mürekkebi kurutmaya yarayan toza ‘rih’ denir. Bu tozun içine konulduğu kaba da ‘rihdan’ denir.

 

HAT SANATI NEDİR?

News image

XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yapılan kazıların ve bulunan malzemenin bolluğu neticesinde elde edilen son verilere göre, Arap yazısının menşei Âramî asıllı Nabatî yazısına dayanmaktadır. Arap asıllı olan Nabatî kavmi M.Ö. IV. asra kadar çöllerde dolaştıktan s...

Devamını Oku...

HAT SANATINDA YAZI TÜRLERİ

News image

Aklam-ı Sitte(Şeş-kalem):İslam yazılarının ilki Ma'kılidir. Bütün harfleri düz ve köşelidir. Yuvarlağı yoktur. Bundan sonra Kûfi hattı doğmuştur ki, bir kısmı düz, bir kısmı yuvarlaktır. Her ne kadar Mansur ve Mehdi devirlerinde hat nevilerini otuz yedi'ye kadar çıkarmış...

Devamını Oku...

HAT SANATINDA KULLANILAN MALZEMELER

News image

KALEM: Sıcak ülkelerin nehir ve göl kenarlarındaki sazlıklardan alınan kamış, koparıldıgı haliyle kalem olma vasfından uzaktır. Sarımsı renkte olan bu kamışlar kurumaları için sıcaklığı muhafaza eden gübre içine konulur. Burada yavaş yavaş suyunu kaybedip sertlik kazanırl...

Devamını Oku...